| ||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Muhasebe Standartları | SGK Bilgi Sistemi | Vergi Kanunları | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | ||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
FİŞİNİ DE AL MUSTAFA ALİ
FİŞİNİ DE AL MUSTAFA ALİ GİRİŞ Hatırlarmısınız bir reklam filmi vardı Reklam aynen şöyle idi “Fişini de al mustafa ali” şeklinde konuşmalara sahne olan ve mizahi çerçevede fiş alma alışkanlığını konu alan bu reklam filmi.... evet hatırladınız mı acaba ne derece fiş alma bilincini zihinlere yerleştirdiği veya mizahi çerçevede kalıp, kalmadığı tartışıla dursun; bir başka konuşma gözüme takıldı. Patron sekreterine alış veriş listesini uzatır ve aldığı her ürün içinde satış fişi almasını ister. . Sekreter alış verişi yapar ve patronla aralarında şöyle bir konuşma geçer. Krizlerin eksik olmadığı ülkemizde yine bir ekonomik paket daha açıklandı ve paket aynen şu kalemleri içermekte idi: 3 aylığına mobilya, bilgisayar,büro makineleri, işyeri olarak kullanılacak emlak satışı ve sanayi makinelerinin KDV'sini 10 puan indireceklerini, konut alım-satımından alınan tapu harcının da binde 15'ten binde 5'e çekileceği, belirtilmektedir.Tabi bunlar ekonominin canlanması adına güzel bir yaklaşımlar olarak düşünülebilir.Ama bunlar yeterli mi? elbette değil insanların alım güçlerinin düştüğü ve her gün yeni bir kredi kart mağdurunun akıbetini gerek görsel gerekse yazılı basın aracılığı ile görmekteyiz.İnsanların nakit daralması sonucu sıkıntılı günlerini kurtaracak bir kurtarıcı maalesef kredi kartı olmaktadır.Bu nedenle insanların temel ihtiyaçlarını karşıladığı kalemlerin Katma Değer vergisi olabildiğince düşürülmeli ki insanlarımıza bir merhem olabilsin ben zannetmiyorum ki insanlar şu ortamda mobilya ve bilgisayar almayı düşünsün tabi düşünce her kesim için geçerli olmayabilir ama genel varsayım bu şekil olduğu inancındayım. AÇIKLAMA Toplum hayatı yaşayan herkes, topluma karşı bir takım vazifelerle yüklüdür. Bu vazifelerin meydana getirilmesi ile toplum için iş gören hükümetler, bu işleri yapabilmek imkanlarını sağlamış olurlar. Bir hükümetin,vatandaşlarının rahat yaşaması için gerekli olan vazifelerini yapabilmesi, ancak, o hükümetin düzenleyebileceği bütçeler aracılığı ile olabilir. Bu bütçelerin düzenlenmesinde çeşitli gelirler baş rol oynar. Bu gelirlerin başında da hükümet tarafından vatandaşlardan alınan vergi yer alır. Toplumdan çeşitli gelirler elde eden bir kimse, bu gelirlerin belirli oranda olan bir bölümünü, toplum hayatın temsilcisi olan hükümete vermek suretiyle, geri vermiş olur. Böylece toplumun gelişmesi, vatandaşın daha rahat yaşama imkanlarının sağlanması, mümkün olur. Katma Değer vergisi bir firmanın satışları ile alışlar arasındaki farktır. Bir ekonomide bütün firmaların meydana getirdiği katma değerler toplamı ise o ülkedeki gayrisâfî millî hâsılayı meydana getirmektedir.ıÜüKatma Değer Vergisi malın üretiminden tüketimine kadar geçen süre içinde kazandığı katma değer üzerinden alınan ve vergi matrahından düşülmesine imkan veren veya her aşamadaki katma değeri vergileyen bir yayılı muamele vergisidir.Katma Değer Vergisi tüketim vergisi niteliğindedir.. En kolay ve yaygın olan katma değer vergisi türü, tüketim tipi olanıdır. Katma Değer Vergisi 1.1.1985 târihinden îtibâren 3065 sayılı kânunla Türk vergi sistemine girmiştir. Katma değer vergisi yukarıda bahsedildiği üzere esas mükellefi tüketicilerdir.Ara safhalarda ki her kısım bu verginin taşıyıcısıdır.Benim merak ettiğim Tüketiciden alınan bu verginin ne kadarı devletin kasasına girmekte veya ne kadarı bu safha da erimekte yoksa tüketiciden alınan bu vergi taşıyıcının bir finansman kalemi mi olmaktadır.Tabi madalyonun diğer yüzü ise mükellefin Katma değer vergisini ödediği dönemde devlet alırken mükellefinde katma değer vergisin devrettiği dönemde de devletten kolayca alınabilmeli tabi bu dediklerim ne zaman olur veya olmaz onu bilemeyiz ama Devlet ile mükellef arasında ki ilişkilerde her iki tarafta sorumluluk ve görevlerini en iyi şekilde idrak edebilirse herhalde sorunlar nispeten azalır diye düşünüyorum.Kimi mükelleflerde şöyle bir düşünce hakimdir.Mükellef bir bedel ödediği zaman karşılığında gözle görülür elle tutulur bir nesne görmek isterler vergi ödeme bu örneğin dışında kaldığı için insanlara vergi ödemek hep itici gelmiştir. SONUÇ: Aklıma geçenlerde bir mükellefimle olan konuşmam geldi.Mükellef bana aynen şöyle dedi benim Hollanda da ki bacanağımın muhasebecisi kasanda 100.000 euro gözükmekte şayet bu parayı bana getirip göstermezsen seni maliyeye rapor ederim demiş.Adamda eşinden dostundan toplayıp götürmüş göstermiş ve daha sonra geri dağıtmış.Avrupa birliğine girmekte olan ülkemizde biz bir mükellefe böyle desek ne olur. SMMM ÖNDER ÖZSOY info@onderozsoy.com
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
SON DAKİKA HABERLERİ |
||||||||||||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||||||||||||